Batman Çağdaş Gazetesi

15 Haziran 2011 Çarşamba

GERCÜŞ


Gercüş’ün tarihi incelenirken bölgenin tarihi içerisinde ele almak ve değerlendirmek gerekir.Dolayısıyla yörede var olan uygarlıkların tarihsel gelişim süreci içerisine Gercüş ilçesini de koyup değerlendirmek mümkündür. Gercüş ovası,ikliın,coğrafi konum,tarım ve su açısından insanlara bahşettiği nimetler sayesinde medeniyetin ilk temellerinin atıldığı yerlerden biridir.Gercüş’ün ne zaman inşa edildiği bilinmiyorsada çevresindeki yerleşim yerlerinin tarihi M.Ö.7000 yıllarına kadar geriye gider.Yakup Manastırı Tarihi’ne göre Kefergevson’ım M.S.400 yıllarında Gercüş’e yerleştiği söylense de Gercüş’ün bu tarihten önce yerleşim yeri olarak kullanıldığı çevresindeki mağara ve alt geçitlerle sabittir.Bazı rivayetlere göre Gercüş’ün ilk kurulduğu yer MÖ.3000 yıllarında kurulan Gıre Tılhabste’dir. Gıre Tıhabate’nin yanında Gercüş Ovasında kurulan diğer yerleşim yerlerine bakıldığında Hisar Kasabasının Güneyinde yer alan Höyük M.Ö.7000 yıllarında, Şarişe (Şerşe) M.Ö.3000 yıl1arında kurulmuştur.Aynca Kantar’daki kaya resimleri Antalya Bel- dibindeki mağara resimlerı benzerlik göstermektedir.Antalya Beldibi’nin Kabataş Devrinden (M.O.10000-8000) kaldığı göz önünde tutulursa,bu kaya resimlerinin de Kabataş Devrinden kaldığını söylemek mümkündür. Gercüş’ünde içinde bulunduğu bölgeye ilişkin tarih öncesi döneme ait bilinen tek şey Hurriler’in ,M.Ö.3000 Yıllarından başlayarak yerleşmiş olduğudur .Hurri anayurdu, en geniş sınırlarıyla Fırat’ın kolu olan Habur Çayı ile Asi Irmakları arasıydı. Hurriler’m MÖ. 3000 yıllarının sonlarında Subara Boylarını da egemenlikleri altına alarak Kuzey Mezopotamya,Halep ve Suriye’ye yayıldıkları,buralarda Üstünlük sağladıkları anlaşılmaktadır.Hurriler’in yaşadıkları bu toprakları MÖ. 13. yüzyıla ait Asur kaynaklarında Nairi ülkelerinin batı bölümünde gösterilmiştir. M.Ö 7. yüzyıldan kalma Asur kaynaklarındanda da “Şupriya” adıyla söz edilir. M.Ö. 1240 Yıllarında itibaren bölgeye egemen olan Asur Devleti, Gercüş’ünde içinde bulunduğu yöreye M.Ö. 744 Yıllarında üstünlük kurdu (Gercüş Ovasında yer alan “Zoravaya” adlı yörede bulunan Asurlulara ait Mühür ve tablet Mardin Müzesinde sergilenmektedir).


Asur Devleti,III..Salmanasar zamanında genişleme olanağı buldu. Kuzey ve Güney Mezopotamya,Suriye ve Filistin’e kadar yayılan Asur Devleti yıkılınca Medler bölgeye tam anlamıyla egemen oldu.Orta Anadolu’ya kadar yayılmış olan Med Devleti’nin egemenliğine Pers Devleti son verdi.Pers İmparatoru I.Dareios döneminde (522-485) yapılan yönetsel bölünmeyle İmparatorluk Merkeziyetçi bir yapıya dönüştü. Bu bölünmeye göre imparatorluk 23 büyük Satraplığa(Askeri Valiliğe ) ayrılırken, Gercüş’ünde içinde bulunduğu yöre büyük satraplığa bağlandı.Bu satraplığın sınırlan Batıda Kilikya’dan, Doğuda Habur Irmağına ,Kuzeyde Aras Satraplığı’na ve Güneyde Mısır’a dek uzanıyordu.Bölgeye hakim olan Büyük İskender’den sonra bölge toprakları için Roma ve Partlar karşı karşıya geldi.M.S. 63 yıllarında Romalıların bölgede hakimiyeti sağlayarak , Part egemenliğine son verdikleri görülür. Roma İmparatorluğu, II. Yüzyılın sonlarında Iran yaylasından gelen Sasani askeri güçleriyle sık sık savaşmak zorunda kaldı.İki imparatorluk arasmda yapılan mücadeleler sırasında bölge iki güç arasında sürekli el değiştirdi.Bölge, Roma dünyasının 395’te ikiye bölünmesiyle Bizans olarak tarihe geçen Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları içinde kaldı Bizas-Sasani mücadelesine sahne olan bölge,7 .yüzyılın ikinci çeyreğinin sonlarında bu kez başka güçleri misafir etti:.Arap-İslam Kuvvetleri. Halife Ömer Döneminde (634-644) Bölgede başlayan İslam egemenliği, dört halife dönemini izleyen Emeviler döneminde de devam etti 750 Yıllarında yıkılan Emevi saltanatından sonra Abbasi ve onlardan sonra Hamdanilerin egemenliği başladı . Hamdaniler’in kendi aralarındaki hakimiyet mücadelesinden faydalanan Mervaniler (990-1096) bölgede egemenlik kurdular.Mervaniler’in bölgeye hakim olduğu sıralarda ,Malazgirt’te Bizans Ordusu yenılıniş ve bu yenilgi sonucu direnme gücü ortadan kalkmıştı.Bu durumda Türkler, Anadolu’da büyük toprak parçaları ele geçirmeye başladılar. Selçuklu Devleti gücünün zirvesindeyken Mervaniler eski güçlerini yitirmişlerdi.Bu durumdan faydalanan Selçuklular Mervaniler’in egemenliğindeydiler. Böylece Gercüş, Selçuklular’ın egemenliğine geçti. 1071 Malazgirt Savaşma katılan,Anadolu’da büyük toprak parçalarının alınmasmda ve Mervani egemenliğinin sona ermesinde büyük rol oynayan Artuk Bey’i , Fahr üd-Devle’nin Melikşah’a şikayet etmesi sonucu sultan ile araları bozuldu. Sultanla araları bozulan Artuk Bey, Suriye Selçuklu Sultanı Tutuş’un hizmetine girdi.Tutuş’un emrindeyken yaptığı hizmetler karşılığınde kendisine Kudüs Valiliği verildi. Artuk Bey’in, 1091 Yılında ölmesiyle birlikte yerine oğulları geçti.Artuk Beyin oğlu Sökmen ,Suriye Selçukluları adına Hasankeyfe egemenlik kuran Musa’nın öldürülmesi ile Hasankeyfi ele geçirdi.Böylece Hasankeyf Artuklu Devleti’nin temelleri atılmış oldu (1101- 1232).Hasankeyf Artukları dışında Mardin’de (1108-1408) ,Harput’ta (1185-1233) yılları arasında Artuklular hüküm sürmüşlerdir. Suriye,Mısır ve Yemen’de güçlü bir devlet kuran Eyyübiler,gerek Mardin gerek e Hasankeyf Artuklular’ı ile ilişki içerisinde olmuşlardır. 1232 Yılında Eyyübiler tarafından ortadan kaldırılan Hasankeyf Artuklular’ı tarih sahnesinden silinmiş,onların yerine Hasankeyf’te Eyyübiler Dönemi başlamış oldu.
Moğollarm doğuyu istila etmesiyle bölgede Moğol-İlhanlı egemenliği ni görmek mümkündür.Timur’un kandığı başarılar bölgedeki devletlerin Timur’ım egemenliğini kabul etmeğe zorladı.Timur’dan sonra bölgenin hakimiyeti için Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Eyyübi Devletlerinin mücadelesi baş gösterdi. İran yaylasında güçlü bir devlet kuran Safeviler XVL yüzyılın başlarında bölgeye hakim olurlar.Safeviler’in doğudaki faaliyetlerinden rahatsız olan Osmanlı Devleti doğu ile ilgilenmeye başladı.Anadolu’nun doğu toprakları için Safevi-Osmanh mücadelesi başladı .1514 Yılında Çaldıran Savaşında Safevi güçlerini yenip Amasya’ya dönen Yavuz Sultan Selim ,İdris-i Bitlisi’yi Doğu Anadolu halkını Şah İsmail’e karşı ayaklandırmakla gorevlendirdi. İdris-i Bitlisi’nin faaliyetleri sonucu halk Safevilere karşı direnç gösterdi ve 1517 Yıllından yıkılışına kadar bölgede Osmanlı Devleti dönemi başladı. XIX Yüzyılın başlarında Diyarbakır Vilayeti Mardin Sancağnıa bağlı Midyat kazasının bir nahiyesi olan Gercüş,30 Mayıs 1926 yılında ilçe statüsünü kazanarak Mardin iline bağlandı. 16 Mayıs 1990 tarihine kadar Mardin iline bağlı bir ilçe olan Gercüş, bu tarihte Bakanlar Kurulunun aldığı kararla yeni bir il statüsü kazanan Batman’a bağlandı. Gercüş, halen Batman İline bağlı bir ilçe olarak teşkilatlanmadaki yerini almaktadır.

1 yorum:

  1. Bloğunuzdaki paylaşımlar bize çok yaralı oluyor Jibo bilişim firması olarak paylaşımlarınızı sürekli takip ediyoruz.Çalışmalarınızda başarılar dileriz.

    YanıtlaSil